Salı, Ekim 09, 2007

Budalalik

Nuray Mert sevdigim ve ilgiyle takip ettigim kose yazarlarindan biri. Saglam durusunu ve gruplasmalardan uzak bagimsiz tavrini takdir ediyorum. Pek cok fikrine katilmiyorum ama yazdiklarini ilgi ve merakla okuyabiliyorum. Ama evrim konusuna gelince tam anlamiyla cuvalliyor. Daha once de bu konuda basarisiz yazilari olmustu ama son yazisi tam bir felaket :Bilim budalaligi.

Amerika'dan ithal akilli tasarimcilarin Avrupa'da da boy gostermeye baslamasi nedeniyle Avrupa Konseyi Parlementerler Meclisi akilli tasarimin bilim gibi gosterilip bilim derslerine sokulmasina karsi bir karar almis. Konsey Radikal'in basliginda belirttigi gibi yaratilis teorileri insan haklarina karsi demese de akilli tasarimin bilim adi altinda okullara girmesini konseyin temel degerlerine karsi bir tehdit olarak goruyor. En azindan egitim hakkini azalttigi kesin. Radikal'in basliklari zorlama olmus. Nuray Mert basliklari mi Konsey'in kararini mi elestiriyor cok acik degil ama cok vahim hatalar, saptirmalar yapiyor. "Bilim.... Varoluşla ilgili soruların cevabını vermez, veremez. Bu, felsefe, yani spekülasyonun alanıdır. Bu alanda fikir yürütülür, hiçbir şey ispat edilmez, doğrulanıp, çürütülemez. Evrim teorisi de, adından da anlaşılacağı gibi bir 'teori'dir, yani varsayımdır. Teoriler bir yere kadar, bilimsel gelişmelere zemin oluşturabilir, nihai sorulara gelince teoriler varsayım sınırında kalır. " Bilimin varolusla ilgili sorulari cevaplamaya calismaz ,bu konuda herkes anlasiyor. Ondan sonra sacmalama kismi basliyor. Evrim teorisinden bahsedeceksen bir zahmet et teori ne demekmis ogren. Bilimsel anlamdaki teoriyle, gunluk konusma agzindaki teorinin farki neymis bir arastir.

Vikipedi den:

"Kuram
veya teori, sistemli bir biçimde düzenlenmiş birçok olayı açıklayan ve bir bilime temel olan kurallar, yasalar bütünüdür.
Kuram kavramlaştırmaya yönelik olarak, değişkenler arasındaki ilişkiyi basit ve anlaşılır bir biçimde ifade etmek amacıyla birleştirilimiş tanımlar, örgütlendirilmiş gözlemler, koşullar ve ilkeler bütünüdür.
Bilimde kullanıldığı anlamıyla kuram, çok sayıda doğal gözlemi birbirine bağlayan bir gerçekler ve açıklamalar bütünüdür. Bir tahmin veya hipotez değildir. Kuantum kuramı, Görelilik kuramı, Evrim kuramı gibi birçok kuram, günümüz bilim çevrelerinde yaygın olarak kabul gören, az sayıda prensiple çok sayıda gözlemi birleştiren ve açıklayan kavramlar ve açıklamalar bütünüdür. Şu an deneme aşamasında olan, ve bir gün yeteri kadar denendiklerinde kanun konumuna yükselecek olan tahminler değildir."

Bu kadar cehaletle nasil bu kadar cok fikir uretilebilir! Sonra saptirma kismi geliyor.
Konuyla ilgili ilgisiz sosyal Darwinism, cinayeti haklilastirmak, Ashley tedavisi, Hindistan'da kiz cocuklarinin kurtaji gibi konulardan bahsediyor sonra da "
Pozitivist dar kafalılığın insanlığı ne tür sorunlarla karşı karşıya getirdiğini, güncel örneklerle çok iyi kavrayabileceğimiz bir çağda yaşıyoruz." diyor. Sanki bahsettigi seylerin pozitivizmle bir ilgisi varmis gibi yapiyor.

Konsey kararinin ilk cumlesi diyor ki
Bu kararin amaci bir inanci sorgulamak veya karsi cikmak degildir. Bu inanc ozgurlugune ters duser. Amacimiz dinle bilimi ayirmak, dinin bilime karsi cikmasini engellemek.
Nuray Mert' se "
Her şeyden dini inançları sorumlu tutma anlayışı" diye tutturuyor.

"Yaratılış tezi diyerek olayı genellemek, bu sığ tezler üzerinden, kadim dini düşünce geleneklerini yok saymak, " diyor. Karar net bu sekilde buna karsi ciktigi halde. Ama kendisi abuk subuk orneklerle pozitivizmi yok saymaya calisiyor.

Sonuc olarak okullarda dini felsefelerin bilim diye okutulmamasi kararina karsi tek bir cumle etmeden yaziyi bitiriyor.

Nuray Mert'in sorununa bir baska yazisi isik tutuyor.
Veya mesela halihazırda Papa, fosili görür görmez evrime ikna mı olacak sanıyor?
Kimse Papa'dan evrime inanmasini istemiyor ki. Bilime karismamasini, okullara dini inanclari bilimmis gibi sokmaya calismamasini istiyor. Papa da zaten aynen oyle yapiyor. Evrim teorisi ve inanc birbirine karsi cikmaz diyor. Inananlarin evrimi kabul etmesinde bir sorun yok diyor. Ama Nuray Mert bundan da haberdar degildir elbet.


4 comments:

ycurl dedi ki...

Bu kose yazarlarinda cok fazla karsilasilan bir hastalik olmaya basladi ozellikle bilim konusunda bir alana degindikleri zaman. Hastalik diyorum cunku gercekten bilimsel teoriyi hipotez oldugunu dusunerek bir dolu sacma sapan fikir uretebiliyorlar. Nuray Mert'i arada bir okurum ama ben entellektuel olarak her seyi bilirim havasi beni rahatsiz ediyor.

Da Vinci dedi ki...

Bilim konusundaki bilgisizlikleri bu kadar bariz bir şekilde ortaya koymaya meraklı yazarlar olması beni gerçekten şaşırtıyor.

Gerçekten de ortada bir budalalık var ama bilimin değil Nuray Mert'in budalalığı, hem de kendi arzusuyla ortaya koyduğu budalalığı. Belki de buna sadece budalalık demek doğru değildir. Bu resmen cehalet ve budalalığın birleşimi...

dağınık kafa dedi ki...

Sanirim "herseyi bilme" Turkiye'de kose yazari taniminda var. Nuray Mert'in en azindan bir seyler bildigini dusunuyordum. Ama o neyi bilip neyi bilmedigini bilmiyorsa ben nasil bilebilirim? Ona nasil guvenebilirim.

daginikkafa dedi ki...

Mustafa ARSLANTUNALI da konu uzerine yazmis:
http://www.bianet.org/bianet/kategori/biamag/102241/evrim-teorisi-nuray-mertin-bildigi-gibi-degil