Salı, Ağustos 28, 2007

IQ ve Uluslarin Zenginligi

En son okudugum kitap "IQ and the Wealth of Nations", IQ ve Uluslarin Zenginligi. Richard Lynn ve Tatu Vanhanen adli iki emekli profesorun yazdigi bir kitap. 2002 yilinda yazilan bu kitap cok tartismaya yol acmis. Kitabin ana tezi ulkelerin ekonomik gelirleri arasindaki farkin ulklerdeki ortalama IQ farkiyla aciklanabilecegi. Yazarlar literaturde yayinlanmis verileri derlemisler ve 85 ulkenin IQ'larini ve GSMH'larini karsilastiriyorlar. Kitabin ozeti bu tek grafikle yapilabilir aslinda (Su anda koyamiyorum grafigi yakinda gelecek).

Kitap Kofi Annan'dan bir alinti yapiyor. Intelligence "is one commodity equally distributed among the world's people". Aklin dunya insanlari arasinda esit dagilmis oldugunu soyluyor. Boy, renk, kas yapisi, hastaliklara karsi dayaniklilik insanlar arasinda esit dagilmis degilken aklin insanlar arasinda esit dagildigini nasil varsayabiliyoruz? Bunun icin bilimsel bir dayanak yok. Ama kolelik ve emperyalizm bunun tersi varsayilarak hakli gosterilmeye calisildigi icin Kofi Annan'in varsayimi pek cok insan tarafindan kabul goruyor. Bunun tersi cok kesin bir sekilde ispatlanana kadar bu varsayimi yapmak gayet insancil bir yaklasim.

Kitabin ilk bolumunde ulkeler arasindaki gelismislik farkini aciklayan diger teorilerden bahsediliyor. Ele alinan teorilerden biri Jared Diamond'in Tufek Mikrop ve Celik (Vikipedi'ye baglanti verdim mutluyum sevincliyim oradaki yazi bes satir da olsa) kitabinda ele aldigi cografi farklar. Cografya teorisine bir iki hakli elestiri getirse de dikkatsizce ve gereksiz saldirganca yapilan bir elestiri. Ornegin Diamond zebralarin neden evcillestirilemedigini ozellikle anlatiyor kitabinda ama Lynn ve Tavu hic bir aciklama getirmeden zebranin evcillestirilmemesini karsi bir sav olarak sunabiliyorlar ( Tufek Mikrop ve Celik'i okumayanlar icin pek anlamli bir ornek olmadi bu. Cok guzel bir kitap iste size okumak icin bir neden daha).

Kitap daha sonra IQ'nun insan akli icin iyi bir olcu oldugunu, yuzde sekesen olarak kalitsal oldugunu ve sekiz yasindan sonra degismedigini soyluyor. Bunlarin her biri icin degisik bilimsel yayinlari kanit olarak gosteriyor. Ama buradaki hic bir iddia bilim dunyasinda genel olarak kabul gormus degil hepsi hala aktif arastirma ve tartisma konusu. Tartisma konusu olmayan bilgilerden bahsedeyim. IQ goreceli bir olcu birimi. Bir toplulugun ortalama IQsu 100 standard sapmasi 15 ve normal dagilimli kabul ediliyor. Yani grubun %50si 90-110 arasinda, %95'i 70-130 arasinda. 130dan sonra normal dagilim varsayimi bozuluyor. Uclarda cok daha fazla birey var. 70in altindakilerde zeka geriligi oldugu varsayiliyor. Kitapta Ingiltere 100 olarak kabul ediliyor ve diger ulkelerin IQ'lari bu orana gore hesaplaniyor.

Devami yakinda. Acaba Turklerin ortalama IQ'su kac? dininin-diniinin

IQ ve Uluslarin Zenginligi 2

Çarşamba, Ağustos 22, 2007

zotero


Yeni bir firefox uzantisi buldum:Zotero. Bibliyografi toplaminiza yardim ediyor. Endnote, Refworks benzeri bir islevi var. Basit bir uzanti degil. Gayet kapsamli. Zaten arkasinda bir kac enstitu, bir muze bir de kutuphane var. Yani birilerinin bos zamaninda yaptigi bir eklenti degil. Bedeva olmasindan baska bir avantaji da tam olarak internet dusunulerek tasarlanmis olmasi. Science Citation Index gibi veritabanlarindan tek tikla kaynaklari kaydedebildiginiz gibi, Amazon veya Google Scholar'dan da kaydedebiliyorsunuz. Bu bakimdan Endnote'tan cok daha iyi. Bir guzelligi de hem Word ile hem de OpenOffice ile beraber calismasi. Veb tarayicimda buyuk bir eklenti istemem diyorsaniz kullanmadiginiz zaman her zaman kapatabilirsiniz. Word'la baglantisi Endnote kadar iyi degil, format secenekleri sinirli, daha eksikleri var ama tez, makale yazip, kaynak gosteriyorsaniz bir bakmanizi tavsiye ederim.

Boylece bir veb servisinden sonra bir de firefox uzantisi tanittim. Bir de iphone yazisi yazarim tam olur.

Pazartesi, Ağustos 20, 2007

derdiyoklar

YouTube'da Babazula dinliyordum. Bir kac kisi ya keske bunlar dugunumde calsa demis. Bir de Derdiyoklar'dan bahsediyor bir kisi. Derdiyoklar 1980lerde Almanya'da muzik yapan bir grup. Genelde dugunlerde calmislar. Tanimlamaya calismiyorum. Su klibi goren pek cok kisi gibi ben de algilamkta zorlandim ilk basta sonra hastasi oldum.




Su blogda Derdiyoklar ile ilgili bilgi var. Yorumlari da okuyun. Bir yerde muhabbete Derdiyoklar'dan Ihsan Guvercin de katiliyor. Su anda Antalya'da bir grubu varmis. O siralarda Almanya'da "diskofolk" yapan Akbabalar, Derdicoklar, Gurbetciler ve Divaneler gibi gruplar da varmis. Youtube'da onlarin da bazi sarkilari var. Derdiyoklar'a yaklasamiyor hic biri ama kostumler ve danslar benziyor. Derdiyoklari boyle bir akimin bir parcasi olarak gorunce o saskinlik biraz azaliyor, anlamak kolaylasiyor. Ama digerleri Derdiyoklari sadece taklit etmis de olabilir. Derdiyoklar'in taklitciler diye de bir parcasi da varmis.

Ben de isterim Babazula calsin, Derdiyoklar calsin dugunumde. Babazula'nin , Derdiyoklar'in kotu bir kopyasi aile faciasina yol acar, ucuncu sayfalara dusurur adami. Hos yanlis bir dugunde kendileri de ayni sonuclara yol acabilir.

Cuma, Ağustos 17, 2007

Gen Bencildir


Richard Dawkins'in Gen Bencildir kitabinin 30 yil ozel baskisini okudum. Cok guzel bir kitap. Bahsettigi konular cok ilginc, anlatimi cok net. Hic bir seyi havada birakmiyor, tikir tikir temiz bir mantik silsilesiyle anlatiyor. Ayrica kitabin ilk baskilarindan sonra gelen elestirileri de sondaki notlarla acikliyor. Bazen su cumleyi yanlis kurmusum aslinda soyle desem daha dogru olurdu gibi aciklamalari da var. 30 sene once yazdigi 360 sayfalik kitabin icindeki bir kac cumleyi duzeltme istegi geri kalaninin ne kadar saglam yazildigini da gosteriyor. Beni de bu kitap hakkinda yazarken geriyor. Dun yazdigim uc satirlik yaziya donsem cumlelerin yarisini degistirmek isterim. Neyse basladik.

Kitap canlilari, davranislarini ve evrimi bencil bir genin bakis acisiyla anlatiyor. Canlilardan hayatta kalma makinalari olarak bahsediyor. Tek amaci kendini cogaltmak olan genlerin yaptigi makinalardan ibaret tum canlilar. Stargate'in kotu yaratiklari "Replicator" dan bir farki yok aslinda diger canlilarin da. Zaten kitaptaki ikinci bolumun ismi de "Replicators". Yani romantik bir kalbin kaldirabilecegi bir kitap degil. Dawkins kitabin girisinde ilk baskilardan sonra gelen bir mektuptan bahsediyor. Mektubu yazan adam kitabi okuduktan sonra depreyona girmis. Hayatta derin bir anlam, ruhsal bir yan bulma gibi tum umutlarini yitirmis.

Dawkins bizim de bir hayatta kalma makinasi oldugumuzu net bir sekilde anlatiyor. Ama aklimiz sayesinde genlerimizin uzerine ciktigimizi da dip not olarak dusuyor. Yani umut var.

Kitap cok basit bencil gen prensibiyle hayvanlar alemdindeki pek cok ilginc davranisi, duzeni, ozellikleri acikliyor. Bocekler, kuslar ozellikle guguk kuslari, baliklar, memeliler, bakterileden yuzlerce ornek veriyor. Disi-erkek, anne-cocuk, kardes, aile, grup, parazit, simbioz iliskilerinin nasil isledigini acikliyor.

Ilk basta ozverili gibi gorunen davranislari birer, birer bencil gen sayesinde acikliyor. Ornegin dusmanini sokup olen bal arisi. Yaptigi aslinda kendi genlerine en faydali davranis. Normal bal arilari uremiyor ureyen sadece kralice. Kovana yaklasan dusmani sokarak kralicede ve kardeslerinde de bulunan genleri icin en iyi seyi yapiyor. En basit ornegi anlattim , uzatmamak ve yuzume gozume bulastirmamak icin, ama cok daha ilginc ornekler var kitapta. Oyun teorisi de sik sik kullaniliyor aciklamalar icin. Evrimsel kararli strateji kavrami da onemli bir yer tutuyor.

Hucrelerdeki mitokondrianin kendi DNAsi oldugunu anlatiyor. Mitokndrianin hucre ile milyonlarca yil suren simbioz bir yasamdan sonra birlesmis olabilecegini soyluyor.

Kitabin gaziyla hep merak ettigim genetik algoritmalarla oynamaya basladik Palet ile beraber.

Perşembe, Ağustos 16, 2007

kuraklik ve yagmur duasi


Zaman gazetesinin kursu kosesinde bir yazi. Yazar ozetini de yapmis

"
ÖZETLE
1- Kaç tane mümin, yüreği hoplayarak "çoluk çocuğumuzu, hayvanlarımızı da yanımıza alalım.. bir hafta sürekli, güneş doğarken çıkıp yağmur duasında bulunalım" dedi? Kaç tane insan bu mevzuda müftülükleri zorladı?
2- Bugün dünyanın pek çok bölgesinde (buna İslam ülkeleri de dahil) İmam Gazali Hazretleri'nin İhya'sında mühlikat (helake sebep olan günahlar) faslı içinde ele aldığı mesavinin bütünü işleniyor.
3- Bence meseleyi götürüp de eriyen buzullara, küresel ısınmaya fatura etmemeli. Evvela fatura edilecek bizler varız, maalesef gaflet içindeyiz. Bin türlü günah işleniyor; ama biz tevbe etmeyi düşünmüyoruz.
4- Bir itikad tashihine ihtiyacımız var. Allah'a inananların Allah'a doğru dürüst inanması lazım. Hele gelin Allah'a bir miktar inanalım, yeniden inanalım. Şu şeklî, sûrî babadan görme, babadan alma inancımızı bir daha gözden geçirelim.
"
Yazinin altinda bir imza yok ama yanda bir fotograf var. Ben de koydum o fotografi. Kuraklik dogal bir olay degil, insanlarin gunahkarliginin cezasi diyor gozu yasli yazarimiz. Dua edelim diyor. Buraya kadar ilginc bir sey yok. Insanligin ilk caglarindan beri felaketler hep insanlarin gunahlarina baglanmistir.

Ama cocugunu, hayvanini alip dua etmek yetmiyor. Muftuluge baski yapmak gerekiyor. Yagmur duasi nasil yapilir bilmiyorum ama Islam'in hic bir sartini yerine getirmek icin bir muftuye veya baska bir devlet memuruna ihtiyac yok. Peki muftulugu zorlamak niye?

Depremin, kurakliktan bir farki yok. O da gunahlardan kaynaklaniyordur. Bir baska Nurcu deprem 28 Subat'tan dolayi oldu demis zaten. Gozu yasli yazarimizin konuyla ilgili ne dedigini aradim ama gunahkarlar bunu kaynagi dedigine rastlayamadim. Fark ne? Politik atmosfer. O zaman yargilaniyordu, kendine uygun bir yer ariyordu, askerlerin suyuna gitmeye calisiyordu. Boyle bir sozun cok tatsiz kacacaginin farkindaydi. Zaten boyle konusanlar dislandi, yadirgandi.

Kurakliklar, yagmur duasi daha populer bir durus. Politik ortam uygun, konusuyor simdi. Yeni bir depremi hep beraber endiseyle bekliyoruz. Yazarimiz da olasi kosullara gore stratejilerini hazirliyordur. Gunahkarlar, inancsizlar, kafirler, tovbe mesajlari mi gelecek, yoksa birlik beraberlik, dinlerin kardesligi, olenlerin ruhlarina rahmet mesajlari mi gelecek o gunun sartlari belirleyecek.

Pazartesi, Ağustos 13, 2007

Geri geldim!


Dort ay olmus yazmayali. Bu arada bir tez yazdim, savundum. Tasindim, ise basladim. Ama yazmamamin nedeni bunlar degil. 12-13 saatimi okulda gecirdigim zamanlarda bile yaziyordum yazacak bir seyim oldugunda. Hatta daha cok yaziyordum, kafami baska seylerle mesgul etmek icin. Diyecek bir seyim yoktu sanirim ondan yazmadim.

Diyecek bir seylerim birikiyor biraz biraz. Ama oyle birden dalmayayim. Ufak ufak baslayayim.
Librarything diye bir site var. Kitaplarinin katalogunu tutabiliyorsun. Yandaki gibi bloguna koyabiliyorsun. Ama 200'den fazla kitap icin ucretli. O yuzden sadece bundan sonra okuyacagim kitaplari ekleyecegim. Beni bayagi goturur. Onumuzdeki bir kac yazida bu kitaplardan bahsederim herhalde bayagi ilginc hepsi. Bu kitaplar Anna Karenina, Ben Hur falan degil. Biraz daha saga bakiniz.