Pazartesi, Mart 26, 2007

Kyoto Protokolu 3


Kyoto Protokolu imzalanmali diye bir yazi gordum. Ohh be dedim. Bunun altina imzami atarim ben de dedim. Yazinin kaynagi Enerji Ekonomisi Dernegi. Dernek akedemisyenlerden ve sektorden kimselerden olusuyor. (Organizasyon sekmesinden gorebilirsiniz uyeleri). Yani gunes ve ruzgar enerjisinin bize yetmeyecegini bilen yetkinlikteki kisilerden.

Imzalayalim ama su sartlarla diyorlar
1)"Türkiye’nin herhangi bir sayısal salım azaltım yükümlülüğü belirlemeden Kyoto Protokolü’ne taraf olmasını"

2)"Türkiye’nin, iktisadi gelişmişlik düzeyi ve emisyon göstergeleri bakımından emisyon sertifikası satan ülke konumunda olması gerektiği gayet açıktır."

Bu iki sart Ek Protokol-1'deki ulkelerle digerlerini ayiran ozellikler. Ek Protokol-1 ulkelerine dahil olmadan imzalayalim diyorlar ozetle (Yazi dogrudan bunu soylemiyor bu iki sarttan benim cikarttigim sonuc bu). Bu sartlarda elbette imzalayalim diyorum ben de.

Isin guzel kismi muzakerelerle bu sartlarin elde edilebilecegini dusunuyorlar. Oyleyse bir an once muzakerelere baslayalim.

Kyoto'yu imzlamanin avantajlarini da siraliyorlar:

"Türkiye’nin Kyoto Protokolü’ne biran önce taraf olması, İkinci Yükümlülük Dönemi için yapılacak müzakere sürecine katılımı ve avantajlı bir konumun elde edilmesini olanaklı kılacak, teknik ve kurumsal altyapının gelişimini sağlayacak, AB ile daha yakın işbirliği sürecine girilebilmesini mümkün kılacacaktır. Bunun yanısıra ülkemizin Kyoto ve/veya AB Salım Ticareti programından yararlanması sözkonusu olabilecektir."

"yenilenebilir enerji projeleri, enerji tasarrufu ve verimliliği projeleri, kojenerasyon projeleri, eski tesislerin rehabilitasyon projeleri gibi ülke kalkınması için önemli ve teknoloji transferi sağlayacak, Temiz Kalkınmaya katkı yapacak yatırımlar ulusal çıkarlar doğrultusunda hayata geçebilecektir."

Baska bir basin aciklamasiyla imzalamanin faydalarini iyice anlatmislar. Tesekkurler!

Cok tehlikeli kimyasal dihidrojen monooksitin yasaklanmasi icin bir kampanya icin bile binlerce imza toplabilirsiniz ama lise kimyasini hatirlayanlarin imzasini almak icin biraz daha ugrasmak gerekir. Tesekkurler Enerji Ekonomisi Dernegi.

Cuma, Mart 23, 2007

Sulukule



ROMANISTANBUL blogundan takip ediyorum olan biteni. Kentsel donusum ismiyle, Istanbul surlarini guzellestirmek amaci altinda Sulukule acil kamulastirilma kapsamina alinmis. Yikilacak tamamen. Yerine Osmanli tipi evler yapilacakmis.

Siteden ve diger okuduklarimdan cingenelerin Istanbul'a 11. yuzyilda geldigini ogrendim. Dunyadaki en cok cingene yasayan ulkelerden birinin Turkiye oldugunu ogrendim. Bandirmali olarak cingenelerin muzigimizdeki kulturumuzdeki yerini hep biliyordum.

ITU'de hoca mimar Korhan Gumus surlari kultur varligi kabul edilen UNESCO kararinin nasil etrafindaki sosyal dokuyu da kapsadigini, bu yikim kararinin nasil irkci oldugunu, bunun sadece evleri degil bir kulturu yoketmeye yonelikoldugunu anlatiyor. Ama beni en etkileyen birbirinden bagimsiz olarak dertlerini anlatmaya calisan bir yasli teyzenin ve bir genc kadinin yakarislariydi. Yikilanin sadece evler olmadigini nasil icten anlatiyordu.

"Devlet milleti yikmasin"

"Bizim semtimiz burasi, bizi yikmasinlar"

Sitedeki videolar (1,2,3) cingenelerin kisa bir tarihini, yikimi ve yoksulluklarini anlatan bir belgeselin parcalari.

Bu da Economist'teki konu ile ilgili yazi.