Perşembe, Ekim 19, 2006

Ermeni soykirimi / sorunu

Dert basligi yazarken basliyor. Basligi yazarken bile bir taraf tutmus oluyorsunuz. Pek cok konu gibi bu da taraflarina, takimlarina, fanatiklerine ayrilmis durumda.

Ermeni konusu ozellikle Amerika'da yasayan her Turk gencinin karsisina cikan bir konu. Esas Ermeniler Turkleri oldurdu, goc sirasinda olenler de o zamanin sartlarinin kotulugunden oldu deyip gecemezseniz de oturup dusunmeniz gereken bir konu. Ote yandan da pek cok Ermeni gibi kimlik tanimimin bir parcasi degil bir konu. Hayatimi harciyacagim, web sitereli yapacagim forumlarda tartisacagim bir sey degil. Tarihci degilim. Tarihi belgeleri arastirip inceleyip sonuca varacak birikime ve zamana sahip degilim. Turkum, sonucta yorumlarimi Turkler lehine yapacagim. O yuzden Ermeni sayfalarinda bulunan belgelere bakayim dedim. Onlarin belge secerkenki subjektifligi benim yorumlarkenki subjektifligime biraz set ceker diye.

Armenian Genocide diye arandiginda Google'da ilk cikan sayfa. http://www.armenian-genocide.org

Ilk basta ciktigina gore Ermeni tezlerini savunan onemli sayfalardan biri. Buradaki belgeler kismini inceliyorum.
http://www.armenian-genocide.org/sampledocs.html

Birinci Belge:

Appeal from the Catholicos of the Armenian Church to protect Armenians. April 27, 1915.

Ermeni Kilisesinin "Cathalicos" unun yazisi. Savasci olmayan Ermeniler'in katledilmemesi icin yardim istiyor.

Buradan 2 onemli bilgi var. 1 Ermeni halk olduruluyor. 2 Savasci Ermeniler de var.
Bu savasci Ermeniler Osmanli askerleriyle savasiyor olabilir veya Musluman halki olduruyor olabilir.

Ikinci Belge:

Report on the deportation of Armenians from Zeitun, July 21, 1915

Beyrut Amerikan Konsoloslugunun yazisi.

Ilk basta hangi bolgelerdeki Ermenilerin nerelere gonderildigini sayilarla anlatiyor.

Zorunlu gocun hangi kanuna gore yapildigini soyluyor:

"The following is the text of the Government order covering the case. Art. 2nd. "The Commanders of the Army, of independent army corps and of divisions may, in case of military necessity and in case they suspect espionage or treason, send away, either or in mass, the inhabitants of villages and towns, and install them in other places.""

Ordu komutanlari askeri zorunluluktan veya casusluktan, ihanetten suphelenirlerse sehir ve kasabalarin tum nufusunu zorunlu goce tabi tutabilirler.

Devami:

"The orders of Commanders may have been reasonably humane, but the execution of them has been for the most part unnecessarily harsh, and in many cases accompanied by horrible brutality to women and children, to the sick and the aged.

As to subsistence, there has been a great difference in different places. In some places the Government has fed them, in some places it has permitted the inhabitants to feed them. In some places it has neither fed them nor permitted others to do so. There has been much hunger, thirst and sickness and some real starvation, and death."


Emirler insani olmasina ragmen uygulanislari cogu yerde gereksiz sekilde sert, bir suru durumda kadin cocuk hastalara karsi korkunc zalimlikerle dolu.

Bakimlarina gelince bazi durumlarda devlet onlari beslemis, bazi yerlerde halkin beslemesine izin vermis, baz durumlarda ikisini de yapmamis. Ayni belgede yapilan zulumlere de ornekler veriliyor.

Sonuc: Savas sartlarinda insani olan emirlerle zorunlu goce tabi tutulmuslar. Bazi durumlarda sag salim varmislar. Bazen de zulumle karsilasmislar, oldurulmusler. Goc yollarinda da yerel halk (Kurtler ve Turkler) da Ermenilere yemek vermis beslemis.

Baska Belge: Report on the treatment of Armenian children in Trebizond, July 20, 1915

Bu belgede Trabzondaki Ermenilerin goce tabi oldugunu soyluyor. Ama ailelerin isterlerse 1o yasina kadar olan oglanlarini, 15 yasina kadar olan kizlarini yetimhanelere birakabildiginini anlatiyor. Bu yetimhanelerin basinda da Ermeni kadin ve kizlar var ve Turk Jandarmalari tarafindan korunuyorlar.

Diger belgelerde bu resmi degisterecek cok farkli birsey yok. Bir de gercekte belge olmayan eski tarihli yorumlar var. Mesela bir baska belgede (Reflections on the role of Talaat Pasha in the Armenian Genocide, September 7, 1921) Talat Pasa olduruldugunde, Suriye Amerikan buyukelcisi onun icin 1 milyon Ermeninin olumuden sorumlu diyor. Tabi bunun nasil bir belge degeri var anliyamadim. Buyukelcinin yorumu veya inandigi sey bu ama ortada bir belge yok.

Ermeni tezini savunan en onemli sitelerden birindeki belgelere baktim. Bunlarin Ermeni teslerini destekleyecek sekilde cimbizla cekildigini dusunmek cok kotu bir varsayim olmaz. Bunlardan ne ogrendim.

  • Verilen emirlerin zorunlu gocu kapsadigini ama katliami veya oldurmeyi soylemedigini.
  • Pek cok Ermeninin bu zorunlu goc sirasinda direk veya dolayli olarak zulme ugradigini olduruldugunu.
  • Savasan Ermeni cetelerin varligini.
Olaya Ermeni belgelerinden bakiyorum. Soykirim olarak tanimlanacak bir sey goremiyorum. Yahudi soykirimi ile karsilastirilacak bir sey hic goremiyorum. Tabi bu yapilanlarin hos gorulebilecegi anlamina gelmiyor. Sistematik olarak olmasa da Osmanli ordulari kendi vatandasi olan Ermenileri oldurmus, zulmetmis. Zorunlu goc o gunun sartlarinin getirdigi bir gereklilik olabilir ama sartlarin gerekliliginden cok fazla Ermeninin olduruldugu kesin.

Sayilara hic girmedim bir sonuca vardim. Ama hersey sayilara dayaniyor. Verilen emirler ne kadar insani olursa olsun Ermeniler in yuzde doksani oldurulmusse soykirimi dusunmek gerekir. Ama ucte biri olmusse zulumden katliamdan bahsedilse bile soykirim denemez diye dusunuyorum. Bu sayma isi cetrefilli bir is. Bugun Irak'ta kac kisi oldugune dair bile cesitli kaynaklar cesitli sayilar veriyor. 90 sene onceki olaylardaki sayilari bulmak hic kolay birsey degil. Ben su ana kadar Ermeniler'in cogunlugunun olduruldugune dair kanitlar gormedim. Bunlari gorene kadar soykirimi kabul etmeyecegim. Ama yasanan trajediyi de yok saymayacagim.

Ermeniler 1.5 milyon Ermeni olduruldu diyor sayiyi arttirdikca arttiriyor. Turkiye nasil olur o kadar Ermeni nufusu yoktu diyor. Toplam olen insan sayisini ve nufusu azaltmaya calisiyor. Bence toplam olen insan sayisindan cok, oran daha onemli soykirim konusunda bir sonuca varabilmek icin. Tabi iki taraftaki toplam nufus miktari konusundaki tartismanin dayandigi yer tamamen baska. Ermenilerin toprak talep etmeleriyle ilgili.

Tabi su ana kadar sadece zorunlu goce baktim. Zorunlu gocun niye gerektigi, Ermeni cetelerin ne yaptigi, Ruslarin Fransizlarin rolleri konularina hic girmedim. Onlar baska bir gunun konusu. Bugunku Ermeni sorunu, iki tarafataki tek tarafli bakis da yine daha baska bir seferin konusu. Yani bu bitecek bir konu degil.

5 comments:

palet dedi ki...

Report by a resident of Syria... ve First-hand account by a Turkish army officer... baslikli olanlari okudun mu?

dağınık kafa dedi ki...

Ingiliz kaynaklarini tamamen atlamisim. Ben Ermeniler'in subjektif olarak sectikleri kaynaklarin icinden subjektif olarak secimler yaptim. Ama Turk subayinin yazdiklari gercekten dikkat cekici. Gercekligi kesin olarak kanitlanmis onun gibi bir kac belge benim Soykirim 'a inanmama neden olur. Ama onun gercekligini bilemiyorum. Ingilizler'in propaganda amacli cikardiklari mavi kitap'tan alinti olup olmadigini bilmiyorum. Ben oradaki verilen belgelerin icinden isime geleni seciyorum ki kendim herhangi bir belgenin gercekligini ispatlamak zorunda olmayayim. Turk sayfalarindaki belgelerin icinden de secebilirdim ama o zaman biri cikip o gercek degil derse onu ispatlama imkanim yok. Olaya bu sekilde bakarsam tabi ki isler sarpa sariyor. Isime gelmeyen belgelere inanmiyorum. Ama olaydaki taraflasmayi propaganda miktarini gorunce bence dogru olani yapiyorum. Ortak bir komisyon birlesip, bakin biz su su su belgelerin gercekligini kabul ediyoruz. Bunlardan ne sonuc cikaracaksaniz cikarin diyene kadar durum boyle kalacak benim icin.

Kemal dedi ki...

Acikcasi ben olen Ermeni yuzdesinden ya da sayisindan cok niyetin daha onemli oldugunu dusunuyorum. Az once Yahudi soykirimi uzerine bir yazi okudum. Hitlerin acik bir sekilde Yahudilerin goruldukleri yerde Partizan olarak kabul edilerek vurulmasini emrettigi , 500 bin yahudinin bu sekilde ve yasadiklari yerden toplanarak goturuldukleri kamplarda toplu olarak olduruldukleri belgelerle iddia ediliyor.

Bununla karsilastirdigimda ve Ermeni soykirimi ile ilgili belgeleri okudugumda benim yorumum esas niyetin soykirim olmadigi.

Ermeni halkina bir takim nedenlerden oturuzulum yapildigi suphesiz. Ermeni cetelerinin, Ermeni partizanlarin ve boluculerin cezasinin tum Ermeni halkina cektirildigini de soyleyebiliriz. Ancak isin icine soykirim girdiginde, ben bunun oldugunu soyleyemiyorum. Eger ki buyuk cogunlugu goc ederken soguktan olmus olsa dahi, eger ki cocuklarinizi birakin biz koruyalim bakalim gibi bir zihniyet var ise ben buna soykirim diyemiyorum.

Gecen sene bu konu hakkinda tarihcilerin yazilarini okumustum, sanirim ntvmsnbc.com soykirim ile ilgili bir yazi dizisi hazirlamisti. Ben o yazilari okuduktan sonra soykirim yapilmadigina karar vermistim. O gunden beridir de dusuncem su oldu. Dunya savasi sirasinda Ermeniler cikar ugruna kendi topraklarini paylastiklari Turklere karsi Ruslar ve Fransizlarla bir sekilde birlik oldular ve Turkleri oldurmeye basladilar. Osmanli imparatorlugu da savas gerekceleriyle Ermenilerin toplu bir sekilde goce zorlanarak kovulmasinin dogu cephesini rahatlatacagini, orada yasayan Turklerin can guvenliginin bu sekilde saglanacagini dusundu. Kisacasi ortada etnik bir savas vardi. Bu goc cok sayida Ermeninin olmesine neden oldu. Ama istanbuldaki ya da izmirdeki Ermeniler toplatilip Z sehrindeki toplama kampina gonderilmedi, yakilmadi, gazla zehirlenmedi. Ortada planli ya da emredilen bir soykirim olmadi.

Ermenilerin de eger o gun kendilerine ait topraklari olsaydi simdi boyle bir tartisma bence olmayacakti bile. Yunanistan gibi isgalci olamadiklari icin, bolucu olduklari icin, ve basaramadiklari icin o gun savasarak insan oldurerek yapamadiklarini bugun masa basinda yapip o 100 yil once alamadiklari topraklari simdi almaya - en azindan parasini almaya - calistiklarini dusunuyorum. Yani yilmiyorlar, o zaman biz de bugun topraklarimizi masa basinda korumasini bilmeliyiz gibime geliyor.

gaykedi dedi ki...

Ermeni meselesi kadar kafamı karıştıran, kırk kafadan kırk ses çıkan nadir konu vardır herhalde...Devletin aşırı miliyetçi ırkçı korosu ve resmi görüşü beni hiç ilgilendirmiyor, çünlü bu dangalaklar bu ülkede kürt olmadığını da iddia etmişlerdi düne kadar...ve gördük çok acı bir şekilde çıktı ortaya milyonlarca kürt olduğu..halen sünni imparatorluk diyanet sistemiyle alevi yurttaşlarımızı aptal yerine koymuyor muyuz laik devlet olduğumuzu iddia ede ede..

Ermeni meselesinde aklımda bir atasözü geliyor, ateş olmayan yerden duman çıkar mı...bu duman nerden geliyor....Soykırımın tanımı Yahudi soykırımından sonra yapıldı, ermeniler bu tarihe kadar sadece büyük kıyım diyorlardı başlarına gelenlere...ve sağduyusuna güvendiğim Murat Belge olayın bugün yapılırsa soykırım sayılacağını söylüyor, peki o zaman neydi ?

dağınık kafa dedi ki...

Sayilar bence gayet onemli. Ermenilerin yuzde 80'i 90'i bir sekilde olmusse bunun bilincli bir sekilde yapilmadigini dusunmek imkanli degil.

Soykirimin hukuki tanimina bakip konuya donmek gerekli. Fakat benim asil derdim tanimla degil. Su anda ne yapmamiz gerektigini dusunuyorum.