Cuma, Ekim 27, 2006

Ermeni soykirimi/sorunu devam

Radikal'de Subat ayinda Ertugrul Mavioglu guzel bir yazi dizisi yapmis. Kacirmisim.
Devlet tezini anlatanlar disinda olen Ermeni sayisi 600 bin 1.5 milyon arasinda veriliyor. Cogu kisi bunu isimlendirmekle ugrasmayalim ne oldugunu anlayalim diyor. Karsi cikilacak bir taraf gormuyorum. Soru simdi ne yapmamiz gerekli kismina geliyor.

Birinci sirada elbette ozgur tartisma ortami geliyor. Herkes fikrini hapis, mahkeme korkusu olmadan soyleyebilmeli. Ermeni
konferansi zor da olsa yapildi. Orhan Pamuk beraat etti. Ama Hrant Dink ceza aldi. Yine de herseye ragmen durum iyiye gidiyor demek istiyorum.

Hrant Dink olaya degisik bir yaklasim getiriyor. Turklere evlatlik verilen, musluman olan Ermeniler'den bahsediyor:
Biraz da kalanlar üzerinden konuşalım. Bakalım kalanlar ne yaşamışlar. Kalanlar üzerinden gidersek belki de birbirimizi daha iyi anlayabileceğiz. Belki herkese bir Ermeni akraba bulamayacağız ama insani öyküler bizi birbirimize daha yakınlaştıracak."

Diger bir konu Ermenistan ile iliskiler. Sinirimizi acalim. Iliskileri guclendirelim deniyor. Ama Ermenistan ile tek sorunumuz Ermeni soykirimi degil. Ermenistan Azerbeycan'in %15'ini isgal altinda tutuyor. Ve biz sinirimizi bu isgalden sonra kapattik.

Ermenistan'da kucuk koalisyon ortagi olan Dashnak partisinin amaclarinin ilk maddesi:
Sinirlari Sevr anlasmasiyla belirlendigi sekilde Dogu Anadolu'yu, Nahcivan'i ve Karabag'i kapsayan buyuk Ermenistan devletini kurmak. Not: Karabag su anda Ermenistan tarafindan isgal altinda tutulan bolgelerden biri. Dashnak partisi Ermenistan'da %20 den az oy alan asiri bir parti cok onemli degil diyelim. Ermenistan devleti ne diyor?

Turkiye 1921 Kars antlasmasiyla SSCB'ye Batum'u veriyor karsiliginda Kars ve Ardahan'i aliyor. Ermenistan onlarla sinirimizi tanimlayan bu antlasmayi tanimiyor. Sinirimiz acikken de Ermenistan bu antlasmayi kabul etmiyordu yine acilabilir elbette. Ama sinirlari acalim iliskileri duzeltelim demekle bitmiyor. Ayhan Aktar T diyor ki :
Türkiye bu konuda çok ciddi bir fırsatı 1990'larda kaçırdı. Demirel-İnönü koalisyonu sırasında Ter Petrosyan Ermenistan'ın lideriydi. Türkiye ile uzlaşma istiyordu. O dönemde hükümeti Ermenistan ile uzlaşmazlık konusunda ikna eden dışişleri bürokratlarının bugün yargılanmaları gerektiğini düşünüyorum. Bunun Halk Bankası'nın içini hortumlamaktan daha büyük bir suç oluşturduğuna inanıyorum. Çünkü onlar, Türkiye'nin Batı dünyası ile ilişkilerine mayın döşediler. Bu, affedilemez bir şeydir.

Petrosyan ilimli bir liderdi ve antlasma sansimiz vardi ama Azerbeycan'la olan savas da vardi. Azerbeycan'a cok fazla odun verdigi icin iktidardan dustu. O treni kacirdik. Su an Azerbeycan ile iliskileri bozmadan Ermenistan ile iliskileri cok fazla ilerletmek mumkun degil gibi geliyor bana.

bitmez...


0 comments: